alert-erroralert-infoalert-successalert-warningbroken-imagecheckmarkcontact-emailcontact-phonecustomizationforbiddenlockedpersonalisation-flagpersonalizationrating-activerating-inactivesize-guidetooltipusp-checkmarkIcons/Communication/USP/Cash-deliveryIcons/Communication/USP/Delivery-eveningIcons/Communication/USP/Delivery-same-dayIcons/Communication/USP/Delivery-storeusp-deliveryIcons/Communication/USP/Exchangeusp-free-returnsIcons/Communication/USP/Gift-cardIcons/Communication/USP/KlarnaIcons/Communication/USP/Salearrow-backarrow-downarrow-left-longarrow-leftarrow-right-longarrow-rightarrow-upbag-activebag-inactivecalendar-activecalendar-inactivechatcheckbox-checkmarkcheckmark-fullclipboardclosecross-smalldownloaddropdowneditexpandhamburgerhide-activehide-inactivelocate-targetlockminusnotification-activenotification-inactivepause-shadowpausepin-smallpinplay-shadowplayplusprofilereloadsearchsharewishlist-activewishlist-inactivezoom-outzoomfacebookgoogleinstagram-filledinstagrammessenger-blackmessenger-colorpinterestruntastictwittervkwhatsappyahooyoutube
adidas
adidas / Haziran 2019

OKYANUSLAR PLASTİĞE BOĞULUYOR

Plastikler okyanuslarımızı boğuyor ve gezegenimizi yok ediyor. Bu hale nasıl geldik ve bunu nasıl düzeltebiliriz?

Nereye baksan plastik görebilirsin. Yiyecek ambalajları, elektronik cihazlar, arabalar, oyuncaklar, kredi kartları ve kıyafetlerde hep plastik vardır. Göremediğin her yerde de plastik var. Plastik, en yakın yerleşimin 5000 km mesafede olduğu plajlarımıza yığılarak okyanus yüzeyinin kilometrelerce altında oksijen üreten planktonları öldürüyor ve Pasifik Okyanusu'ndaki albatros yavrularının boğazına takılıyor. Plastik aynı zamanda senin ve sevdiğin tüm insanların vücudunda, kan dolaşımında, organlarında geziniyor.

Bir asırlık geçmişi olan ve bu kadar yaygın kullanılan bir malzemenin, gezegenimizdeki kirliliğin en önemli sebeplerinden biri olduğuna inanmak zor. Ve plastiğin en büyük hasara yol açtığı yer ise, en sonunda ulaştığı okyanuslar. Plastik en önemli doğal kaynaklarımızdan birini yok ediyor ve bunun bir sonucu olarak gezegenimizin geri kalan kısmı eş düzeyde hasara uğrayabilir. Plastiksiz bir dünya düşünülemezken şimdi olduğu gibi plastik kullanmayı sürdürdüğümüz bir dünya onu ölüme terk etmek demektir. Eğer okyanuslarımızı ve kendimizi korumak istiyorsak, bu duruma nasıl düştüğümüzü gözden geçirmenin ve etkisi giderek artan plastik kirliliği döngüsünü o hepimizi oksijensiz bırakmadan önce kırmanın yollarını keşfetmenin zamanıdır.


PLASTİĞİN TARİHÇESİ

Plastik doğal formlarda yüzyıllardır var, ancak modern, insan yapımı plastik olarak bildiğimiz plastiğin ortaya çıkışı bakalitin üretildiği 1907 yılına dayanır. 1920'ler ve 30'larda, PVC (polivinil klorür) ve polistirenin endüstriyel üretimiyle plastik, bir materyal olarak yükselişe geçmiştir. Sanayinin ve genel halkın plastiğin ne kadar hafif, ucuz, sağlam ve sınırsız kullanım imkanına sahip olduğunu görmesiyle, aklına gelebilecek her şeyin vazgeçilmez malzemesi haline geldi. Onu tanımadan önce, plastik poşetler içerisine konmuş, plastik ambalajlı, plastik pipetli içecekler satın alıyorduk. Yirmi dakika sonra içeceğimiz bitince, tüm o plastikleri atıverirdik. Bugün dünya çapında, her yıl 300 milyon ton üzerinde yepyeni ham plastik üretiliyor. Şu anda her bir insandan dünya üzerine bir tondan fazla plastik salınıyor; yani plastik sadece milyar dolarlık bir sektör değil, çevre kirliliğine milyar tonluk katkıda bulunan bir tehlike.

parley-xcat-fw19-editorial-the-oceans-death-by-plastic-image-01


ÖYLECE ATILAN, UÇUŞAN, SÜRÜKLENEN TÜM BU PLASTİKLER NEREYE GİDİYOR?

Plastiğin en büyük sorunu, organik maddeler gibi yok olmaması. Yol olmak yerine plastik, küçük ve sonra daha da küçük parçalara ayrılır. Bu, şu ana kadar üretilen tüm plastiklerin bir şekilde hala bizimle olduğu anlamına gelir.

Artık hiçbir şekilde işimize yaramadığında tüm o plastiklere ne oluyor dersin? Mümkün olduğunca çok geri dönüşüm yaptığımızı düşünmek istesek de gerçekte dünya çapında plastik atıkların %10'undan azı geri dönüştürülmektedir. Geri kalanı çöp tenekesine atılır ve ya çöp yakma alanında ya da atık sahasında genel çöplere karışır veya sokaklarımızda uçuşur. Plastik su kanallarına ulaşabilir, oradan da denizlere kadar gider.

Dünyanın düşük ve orta gelirli ülkelerinde plastik atıkların çoğu çevremize daha da zarar verecek yöntemlerle yok ediliyor. Atıkları işlemek için tesis yetersizliğinden, eğitim yetersizliğinden ya da sadece endişelenmemiz gereken çok daha acil konular olduğundan plastik kirliliği üzerinde neredeyse hiç durulmuyor. Sonuçta bir sonraki yiyeceğinin nereden geldiğini bilmezsen, plastik atık sorunu gündeminin önemli başlıkları arasında yer almaz. Böyle olunca, plastik çok daha doğrudan denize ulaşır. Ve plastik suya ulaştığında korkunç bir hasara sebep olur.

parley-xcat-fw19-editorial-the-oceans-death-by-plastic-image-02


OKYANUSLAR PLASTİĞE BOĞULUYOR

Her gün, her dakika, bir çöp kamyonu dolusu plastik atık, okyanuslara karışıyor. Bilim insanları, bu hızla kirletmeye devam edersek 2048 yılına geldiğimizde sularda balıktan çok plastik olacağını tahmin ediyor.

Bu plastiklerin çoğu okyanus akıntılarıyla parçalanıyor ve taşınıyor, rüzgarla kıyılardan uzaklaşarak okyanusların merkezine kadar ulaşıyor. Bu noktada, plastik atıklar "girdap" dediğimiz plastik yığını bölgelerinde toplanıyor. Bunların en büyüğü, Fransa'nın üç katından büyük ve giderek genişleyen bir alanda yüzen milyarlarca plastik parçasının bulunduğu Büyük Pasifik Okyanusu Çöp Adası'dır. Bazen de girdaplar plastikleri fırlatır ve şampuan şişeleri, diş fırçalarını ve plastik poşetleri en yakın yerleşim yerinden binlerce kilometre uzaktaki ıssız adaların kıyılarına vurur. Çoğu plastik yüzeyde kalmaz ve dalgaların derinlerine inip kirlilik yaratır. 5000 metre derindeki derin su sedimentlerinde plastik parçacıklarına rastlanmıştır. Dünyanın en derin noktası olan Mariana Çukuru'nda su yüzeyinin on kilometre altında plastik poşet bulunmuştur.

Ve plastikler, okyanuslarda bulundukları her noktada orada yaşayan canlılara çok büyük hasarlar verir. Hayvanlar büyük plastik parçaları, atılmış balık ağları ve iplere takılır; ya kafalarından, ya ağızlarından ya da yüzgeçlerinden yakalanırlar. Yapılan son araştırmalardan biri, deniz memelilerinin her üç türünden birinin bu plastik tuzaklara yakalandığını göstermiştir. Bir araştırma, deniz canlıları içerisinde 230'dan fazla türün karnında plastik olduğunu tespit etmiştir. Bu durumlarda plastik genelde sindirilemez ve hayvanların karınlarını şişirerek yavaş yavaş açlıktan ölmelerine sebep olur.

Su içerisinde UV ışını ve aşınım, plastiğin giderek küçük parçalara ayrılma sürecini hızlandırır. Bu mikro plastikler bir pirinç tanesi büyüklüğünden bir mikrometreden küçük boyutlara kadar çeşitlilik gösteriyor. Deniz canlıları tarafından irili ufaklı yutulan bu plastikler canlının boğazından kan dolaşımına geçiyor; bu da doğurganlığı azaltıp organ hasarına hatta ölüme yol açabiliyor. Ve şu anda deniz yaşamını zehirleyen plastik çok yakında bizi de zehirleyebilir. İngiliz Kanalı'ndaki balıkların üçte birinin kan dolaşımında mikro plastiğe rastlanmıştır. Ve midye yiyen Avrupalıların her yıl 6400 parça mikro plastik yuttuğu hesaplanmıştır. Tüm bu plastikleri yemenin ne gibi sağlık sorunlarına yol açtığını bilmiyoruz, ancak bunun kimin hatası olduğunu biliyoruz: Bunun sorumlusu biziz. İyi haber şu ki, bir şeyleri değiştirip iyileştirmek de bizim elimizde.


PLASTİĞE KARŞI MÜCADELE

Dünya nihayet plastik kirliliğinin ciddiyeti konusunda uyanışa geçti. Son yıllarda, hayatımızı tehlikeye atan plastik sorununu ele alıp çözüm üretmeye çalışan firmalar, organizasyonlar ve hükumetler giderek artırıyor.

Bu sorunla başa çıkmanın bir yolu da plastiği derhal yasaklamak. San Francisco şehri 2014'te bu konudaki tutumunu belirleyerek plastik poşetlerin ve plastik su şişelerin satışını şehir çapında yasakladı. Ardından başka topluluklar ve ülkeler de aynısını yaptı. Kenya'da mahkeme plastik poşet satarken yakalanan birine 38.000$ ceza kesebiliyor. Vanuatu'da, Pasifik okyanusunun ortasında, hükumet tek kullanımlık plastiklerin tümünü aşamalı olarak kullanımdan kaldıran bir yasa çıkardı.

Diğer fikirler arasında malzemeyi başlı başına yeniden tasarlamanın yollarını bulmak yer alıyor. Örneğin, dünyanın en büyük oyuncak üreticilerinden biri, bitkilerden üretilen biyobozunur plastiğe 150 milyon$'dan fazla yatırım yapıyor. Firma geçen sene piyasaya şeker kamışı plastiğinden üretilen bir ürün serisi çıkardı.

Okyanusları plastikten büyük ölçüde kurtarabilen cihazlar tasarlama girişimleri de oldu. Ancak bu tip yaklaşımlar henüz test edilmedi ve eleştirmenler, bu yöntemler bir şekilde işe yarasa bile bu hızda okyanuslara plastik atmaya devam ettiğimiz sürece temizleme çabalarının iğneyle kuyu kazamaya benzeyeceğine değiniyor. Ne kadar temizlersen temizle, sorunu kökten çözemezsin.

Ancak bazı alternatifler gerçekten fark yaratabilir. Bireylerin yerel kampanyalarla sergilediği aktivizm, halkın çevresel sorunlar için ayağa kalkma konusundaki istekliliğini kanıtlıyor; İsveçli öğrenci Greta Thunberg'den esinlenen iklim konulu okul grevleri de bunlardan biri. Gençlerin kendi gelecekleri ve gezegenin geleceği için söyleyecekleri var. Ve istedikleri değişimin hızlanmasına yardımcı olmak için harekete ve eyleme geçmek konusundaki istekliliklerini gösterdiler.

Bu bireysel girişimler plastik okyanusuna sadece bir damla katkı olsa da, her biri hiç kuşkusuz bir etki bırakacak, karşılaştığımız sorunlar hakkında farkındalık yaratacak ve plastik kirliliği sorununa karşı daha fazla insanın bir tavır almasını sağlayacaktır. Ve bu ne kadar çok olursa o kadar iyi.

parley-xcat-fw19-editorial-the-oceans-death-by-plastic-image-03


ADIDAS, PLASTİĞE KARŞI

adidas, çevresel sorunlara karşı etkisini kullanıp harekete geçmeleri açısından markaların gücüne çok inanan bir firma. Yaratıcılık ve hayal gücünden faydalanarak çevresel ayak izimizi azaltmanın yeni yollarını bulduk ve plastik çöpleri çok daha faydalı bir şeye dönüştüren ürünler yarattık. Çevre organizasyonu Parley for the Oceans ile birlikte, denizlerdeki plastik atıkları ham madde olarak kullanmak gibi zor bir görevi üstlenerek 2015'te New York, Birleşmiş Milletler'de ilk konsept ayakkabımızı lanse ettik. Ayakkabının üst yüzeyi denizlerdeki plastik atıklardan ve derin sularda yasa dışı kullanılan ağlardan geri dönüştürülen iplikler ve liflerden yapılmıştı. O zamandan bu yana da dünyanın dört bir yanındaki uzak adalardan, plajlardan ve kıyı bölgelerinden toplanan plastik atıklarla üretilen bir giyim ve ayakkabı serisi geliştirdik. Plastikler Parley ve global temizleme ağı tarafından toplanıyor, daha sonra temizlenip ayakkabılar, yüksek performans spor giyim ürünleri ve diğer kıyafetlerde kullanılmak üzere ipliğe dönüştürülüyor. adidas x Parley ürünlerinin ilk neslinin 2016'da piyasaya sürülmesinden beri denizlerdeki plastik atıklardan yapılmış beş milyon çiftten fazla ayakkabı ürettik ve 2019'da 11 milyon çift daha üretmeyi planlıyoruz. Bu, 1400 tondan fazla plastik atığın okyanuslara hasar vermesini engellemek demektir. Firma olarak plastiğin hiç olmadığı bir gelecek için çalışıyoruz. Plastiğin yerini alacak yeni malzemeler keşfediyoruz ve 2024 yılına kadar ürünlerimizden ham polyesteri tamamen (alternatiflerin olduğu tüm yerlerde) çıkarma sözü verdik. Ayrıca mağazalarımızdan plastik torbaları, tüm duş jellerimizden mikro boncukları çıkardık ve dünya çapındaki ofislerimizde tek kullanımlık plastiği yasakladık.

Plastik kirliliğiyle mücadelede eğitimin çok önemli olduğuna inanıyoruz. 2017'den bu yana her yıl düzenlenen Run For the Oceans (RFTO) girişimimiz sporu kullanarak plastik sorunu konusunda farkındalık yaratılmasına ve dünya çapında insaları harekete geçirmeye yardımcı oldu. Katılımcıların kat ettiği her bir kilometre, Parley Ocean Schools eğitim programına bir dolar katkıda bulunuyor. Program, gelecek nesilleri daha sağlıklı okyanuslar ve daha temiz bir gezegen için mücadele etmek konusunda donanımlandırırarak gençleri okyanusları korumanın önemi, plastik atıklar sorunu ve etraflarındaki çevreyle uyum içerisinde yaşamaları için ne gibi eylemlerde bulunabilecekleri konusunda eğitiyor.

parley-xcat-fw19-editorial-the-oceans-death-by-plastic-image-04


GELECEK BİZİM ELİMİZDE

Bu felaket senaryosunun gerçekleşmemesi için plastik üretmeye ve kullanmaya tamamen son vermeliyiz. Tek kullanımlık plastikler tüketmeye ve ham plastik içeren şeyler satın almaya devam ederken çevremizin yok olması ve muhtemelen yaşamlarımızın kısalması için de para veriyoruz.

Zor bir görev gibi görünüyor olabilir, ancak ihtiyacımız olan değişimin gerçekleşmesine yardımcı olmak için alabileceğimiz bazı basit önlemler var. Tek kullanımlık plastik yerine geri dönüştürülmüş plastikler seçebilir ya da en iyisi günlük yaşamımızdan plastik kullanımını tamamen çıkarabiliriz. Plajlarımız, nehirlerimiz, parklarımız ve sokaklarımızdaki plastiklerin temizlenmesine yardımcı olabiliriz. Plastiksiz bir gelecek için çalışan politikacıları, hükumetleri ve şirketleri destekleyebilir, tersini yapanlardan uzak durabiliriz. Hayal gücü ve işbirliğinden güç alıp daha iyi bir dünya inşa etmek için birlikte çalışabiliriz.

Bu seçenekler küçük ve bir sonuç vermeyecek gibi görünebilir, ancak bunları milyonlarca insan birlikte yaparsa gerçekten büyük bir etki bırakabiliriz. O yüzden, etrafındakileri bu mücadeleye katılmaya teşvik et; birlikte plastik kirliliğinin yaklaşan sonunun başlangıcı olabiliriz. Okyanuslarımızı, gezenimizi ve kendimizi kurtarmak için bunu yapmalıyız.

adidas / Haziran 2019